Teknoloji geliştikçe hukuk da yeni sorularla ve sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda bu soruların en dikkat çekici olanlarından biri şu:
Bir yapay zeka sistemi patent başvurusunda “mucit” olabilir mi?
Japonya’da verilen yeni bir yüksek mahkeme kararı, bu tartışmaya önemli bir hukuki cevap verdi.
Yapay Zeka Mucit Sayılmadı
Japonya Yüksek Mahkemesi, ülkedeki patent mevzuatı kapsamında mucit olarak yalnızca gerçek kişilerin kabul edilebileceğine hükmetti. Böylece Japon Patent Ofisi’nin daha önce verdiği ret kararının hukuka uygun olduğu kesinleşmiş oldu.
Dava aslında birkaç yıl önce yapılan bir patent başvurusuna dayanıyordu. ABD’li bir mühendis, geliştirdiği “DABUS” adlı yapay zeka sistemi tarafından oluşturulduğunu iddia ettiği bir buluş için patent başvurusu yaptı. Başvuruda mucit olarak herhangi bir insan yerine doğrudan bu yapay zeka sistemi gösterildi.
Ancak Japon Patent Ofisi başvuruyu inceleyerek önemli bir eksiklik tespit etti: Patent başvurusunda mucit olarak bir gerçek kişi gösterilmemişti.
Yetkililer başvuru sahibinden insan bir mucit adı vermesini istedi. Ancak başvuru sahibi bunu kabul etmeyince başvuru reddedildi ve konu mahkemeye taşındı.
Mahkemelerin Ortak Görüşü: Mucit İnsan Olmalıdır
Dava önce Tokyo Bölge Mahkemesi’nde, ardından Fikri Mülkiyet Yüksek Mahkemesi’nde görüldü. Her iki mahkeme de Japon Patent Ofisi’nin kararını haklı buldu.
Son olarak dosya Japonya Yüksek Mahkemesi’ne taşındı. Yüksek Mahkeme’nin İkinci Küçük Dairesi de önceki kararları onaylayarak şu noktayı net biçimde ortaya koydu:
Patent Yasası’na göre mucit, yalnızca hak ve yükümlülüklere sahip olabilen gerçek kişiler olabilir.
Mahkeme ayrıca, bir yapay zeka sisteminin bağımsız şekilde çalışarak teknik bir çözüm üretmesinin tek başına mucit olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığını da vurguladı.
Bu Karar Neden Önemli?
Bu dava, aslında dünya genelinde uzun süredir devam eden “AI inventor” tartışmasının bir parçası.
Aynı yapay zeka sistemi için daha önce farklı ülkelerde de benzer başvurular yapılmıştı. Çoğu ülkede patent ofisleri ve mahkemeler benzer şekilde mucit olarak yapay zekanın gösterilemeyeceği yönünde karar verdmiştir.
Bu yaklaşımın arkasında birkaç temel hukuki gerekçe bulunuyor:
- Patent hakkı doğrudan mucitlikten doğar.
- Mucitlik hakları devredilebilir veya lisanslanabilir.
- Hukuki sorumluluk ve hak sahipliği ancak gerçek veya tüzel kişiler için mümkündür.
Yapay zeka sistemleri ise hukuken bir kişi olarak kabul edilmediği için bu hak ve yükümlülüklere sahip olamaz.
Peki Yapay Zeka ile Geliştirilen Buluşlar Ne Olacak?
Bu karar, yapay zeka kullanılarak geliştirilen buluşların patentlenemeyeceği anlamına gelmiyor.
Patent hukukunun mevcut yaklaşımı şu şekilde:
- Yapay zeka bir araç olarak kabul edilir.
- Buluşu gerçekleştiren kişi veya ekip mucit olarak gösterilir.
- Yapay zeka, araştırma veya tasarım sürecinde kullanılan bir teknoloji olarak değerlendirilir.
Yani bir mühendis, araştırmacı veya şirket çalışanı yapay zekadan yararlanarak bir teknik çözüm geliştirdiğinde patent başvurusu yapılabilir. Ancak mucit olarak yine insan gösterilmelidir.
Patent Hukuku Teknolojiyi Yakalamaya Çalışıyor
Yapay zeka sistemleri giderek daha karmaşık çözümler üretebiliyor. Bu durum, fikri mülkiyet hukukunun geleceği açısından önemli birkaç soru ortaya çıkarıyor:
- Yapay zeka tarafından üretilen teknik çözümler kime ait olacak?
- Yapay zeka tamamen bağımsız çalıştığında mucit kim sayılacak?
- Patent hukukunda yeni düzenlemeler yapılması gerekecek mi?
Bugün birçok ülke mevcut mevzuat çerçevesinde “mucit insandır” yaklaşımını koruyor. Ancak yapay zekanın gelişim hızı göz önüne alındığında bu konunun önümüzdeki yıllarda yeniden tartışılmaya açılması oldukça muhtemel.


