Türkiye, ihracat kapasitesini her geçen gün artırırken, markalı ihracatta ne yazık ki aynı ivme yakalanamıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne (TİM) kayıtlı 150 binden fazla ihracatçı olmasına rağmen, yalnızca 24 bin 677’si kendi markasıyla ihracat yapıyor. Bu da ihracatçıların %85’inin tescilsiz markalarla yurt dışına ürün gönderdiğini gösteriyor. Peki, markasız ihracatın riskleri neler ve firmalar bu sorunu nasıl aşabilir?
Tescilsiz Marka ile İhracatın Tehlikeleri
Bir firma, tescilsiz bir marka ile ihracat yaptığında, karşılaşabileceği en büyük risklerden biri markasının başka bir kişi veya şirket tarafından o ülkede tescil edilmesidir. Bu durumda:
- Distribütör veya iş ortakları markayı kendi adına tescil ettirebilir.
- Rakip firmalar aynı veya benzer bir ismi kullanarak pazara hâkim olabilir.
- Telif ve hukuki süreçler nedeniyle marka, ihracatçının elinden çıkabilir.
- Marka hakları korunmadığı için ürünler taklit edilebilir veya itibar kaybı yaşanabilir.
Elmas Patent olarak, ihracatçılarımıza uluslararası pazarda güçlü bir konum elde etmeleri için markalarını Madrid Protokolü ile tescil etmelerini öneriyoruz.
Madrid Protokolü: İhracatçılar İçin Kritik Bir Avantaj
Madrid Protokolü, firmaların tek bir başvuru ile birden fazla ülkede marka tescili yapabilmesini sağlayan uluslararası bir sistemdir. Bu protokol sayesinde:
- Tek bir başvuru ile 100’den fazla ülkede marka koruma altına alınabilir.
- Zaman ve maliyet avantajı sağlayarak farklı ülkelere başvuru yapma sürecini kolaylaştırır.
- Markanın, firmanın kontrolü dışında başkaları tarafından tescil edilmesini engeller.
- Hukuki süreçleri azaltarak marka güvenliğini sağlar.
- Madrid Protokolü’nü kullanarak ihracat yaptığınız ülkelerde markanızı tescil ettirdiğinizde, ürünlerinizi güvence altına alır, pazardaki varlığınızı güçlendirir ve rekabet avantajı kazanırsınız.
Madrid Protokolü dışında Avrupa Birliği Marka (EUTM) Başvurusu, Afrika Bölgesel Fikri Mülkiyet Organizasyonu (ARIPO), Afrika Fikri Mülkiyet Organizasyonu (OAPI) gibi topluluk marka başvuruları ile ülkesel başvurularla da marka koruması sağlanabilmektedir.
Distribütörlük Veren Firmaların Dikkat Etmesi Gerekenler
Birçok firma, ihracat yaptığı ülkelerde markasını tescil ettirmediği için büyük sorunlar yaşayabiliyor. Özellikle distribütörlük veren firmalar, bu konuda daha dikkatli olmalı. Dağıtıcı firmalar veya yerel iş ortakları, markayı kendi adlarına tescil ettirerek asıl marka sahibinin ihracatını engelleyebilir. Bu yüzden, ihracatçı firmalar markalarını ilgili pazarlarda önceden tescil ettirmeli ve distribütörlük anlaşmalarında marka haklarını koruma altına alan özel maddeler eklemelidir.
Elmas Patent ile Markanızı Güvence Altına Alın
Bu yazımızda “Markasız İhracatın Riskleri” ile ilgili detayları aktarmaya çalıştık. Umarız faydalı olabilmişizdir. Elmas Patent olarak, uluslararası marka tescili konusunda uzman ekibimizle ihracatçı firmalara destek sağlıyoruz. Yurt dışı marka başvurularınızdan marka izleme hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede sizlere danışmanlık hizmeti sunuyoruz.
Eğer siz de markanızın geleceğini güvence altına almak istiyorsanız, bizimle iletişime geçerek uluslararası marka tescili sürecinizde profesyonel destek alabilirsiniz.
Markanızı koruyun, ihracatınızı güvence altına alın!
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile Gelen Yenilikleri anlattığımız bu yazımızda ilginizi çekebilir. Keyifli okumalar: 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile Gelen Yenilikler ve Marka Haklarına Etkileri