Bir Marka Başvurusu Nasıl Değerlendirilir?

Bir marka başvurusu yapıldığında çoğu kişi sürecin yalnızca isim seçimi ve sınıf belirlemekten ibaret olduğunu düşünür. Oysa uygulamada marka başvuruları, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından çok katmanlı bir değerlendirme sürecinden geçirilir. Bu değerlendirme yalnızca şekli bir kontrol değil, markanın hukuken tescile elverişli olup olmadığının bütüncül bir analizidir.

Marka başvurusunun kaderi, çoğu zaman bu ilk değerlendirme aşamasında belirlenir.

İlk Aşama: Mutlak Ret Nedenleri İncelemesi

Marka başvurusu yapıldıktan sonra, Türk Patent ve Marka Kurumu öncelikle başvuruyu mutlak ret nedenleri açısından inceler. Bu aşamada, markanın ayırt edici olup olmadığı temel kriterdir.

Marka;

  • Cins, çeşit, kalite, miktar veya amacı doğrudan tanımlıyorsa
  • Herkes tarafından kullanılabilecek genel ifadelerden oluşuyorsa
  • Yanıltıcı, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırıysa

başvuru, herhangi bir itiraz olmasa dahi Kurum tarafından reddedilebilir. Bu nedenle bir markanın “kimsenin itiraz etmemesi”, onun mutlaka tescil edileceği anlamına gelmez.

Önceki Markalarla Benzerlik İncelemesi

Mutlak ret aşamasını geçen başvurular için asıl kritik nokta, önceki tarihli markalarla benzerlik değerlendirmesidir. Bu değerlendirme yalnızca kelime benzerliği üzerinden yapılmaz; markanın genel izlenimi esas alınır.

Görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik unsurları birlikte değerlendirilir. Ayrıca markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olup olmadığı da dikkate alınır. Bu noktada küçük görünen detaylar, başvurunun kaderini tamamen değiştirebilir.

Uygulamada en sık yapılan hata, yalnızca birebir aynı markalara bakılarak “benzer marka yok” sonucuna varılmasıdır. Oysa marka değerlendirmesi, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali üzerinden yapılır.

Sınıf Seçiminin Değerlendirmeye Etkisi

Bir marka başvurusunun değerlendirilmesinde sınıf seçimi hayati öneme sahiptir. Aynı marka adı, farklı sınıflarda tamamen farklı sonuçlar doğurabilir. Doğru sınıf seçimi yapılmadığında, marka ya gereksiz risk altına girer ya da yeterli korumadan yoksun kalır.

Bu nedenle başvurunun değerlendirilmesi, markanın yalnızca bugün yaptığı faaliyetleri değil, gelecekteki ticari planlarını da kapsayacak şekilde yapılmalıdır.

İtiraz Süreci ve Üçüncü Kişi Hakları

Başvuru Kurum tarafından uygun bulunduğunda Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanır. Bu aşamadan sonra üçüncü kişiler, önceki marka haklarına dayanarak itiraz edebilir. İtiraz gelmesi, başvurunun mutlaka reddedileceği anlamına gelmez; ancak başvurunun savunulması gereken yeni bir hukuki süreci başlatır.

Bu noktada başvurunun ilk günden nasıl kurgulandığı, savunmanın gücünü doğrudan etkiler.

Marka Değerlendirmesi Bir Strateji İşidir

Bir marka başvurusu, yalnızca isim seçilerek yapılan teknik bir işlem değildir. Her başvuru; ayırt edicilik, benzerlik, sınıf kapsamı ve ticari hedefler birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır. Doğru yapılan bir ön değerlendirme, ileride yaşanabilecek itiraz, ret ve hükümsüzlük risklerini büyük ölçüde azaltır.

Elmas Patent olarak marka başvurularını yalnızca tescil odaklı değil, uzun vadeli hukuki güvenlik ve ticari sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü bir marka, başvuru aşamasında doğru kurgulanan markadır.

 

Kategori: Blog
Etiket: Blog
Önceki yazı
Tescil Edilmiş Bir Marka Her Zaman Güvende midir?
Sonraki yazı
Tescil Belgesi Alındıktan Sonra Yapılması Gerekenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu alanı doldurun
Bu alanı doldurun
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Devam etmek için şartları kabul etmelisiniz